Avrupa Birliği Adalet Divanı (“ABAD”), 1 Ağustos 2025 tarihinde Royal Football Club Seraing SA v. FIFA, UEFA ve URBSFA davasına dair kararını vermiştir.[1] İlgili kararda ABAD, Spor Tahkim Mahkemesi (“CAS”) tarafından verilen hakem kararlarının Avrupa Birliği (“AB”) bünyesinde kendiliğinden kesin hüküm (res judicata) etkisi doğurmadığı sonucuna ulaşmıştır. ABAD’a göre AB mahkemelerinin söz konusu kararları AB kamu düzenine uygunluk bakımından inceleme yetkisi olmalıdır.
Her ne kadar uyuşmazlık spor hukuku bağlamında ortaya çıkmış ve özellikle CAS’ın zorunlu yargı yetkisi ile yakından ilgili olsa da, ilgili karar esasında ABAD’ın tahkime yaklaşımına dair daha geniş bir çerçeveyi de ortaya koyabilecek niteliktedir.
I. Uyuşmazlığın Arka Planı
Belçikalı bir futbol kulübü olan RFC Seraing, 2015 yılında bir spor yatırım şirketi olan Doyen Sports Investment Ltd (“Doyen”) ile sözleşme imzalamıştır. İlgili sözleşme, geleceğe yönelik finansman hükümleri içermesinin yanında üç oyuncu üzerindeki ekonomik haklarının yüzde 30’unun Doyen’e devredilmesini öngörmektedir. Bu anlaşma çerçevesinde Doyen 300.000 Euro tutarında ödeme yapmış, RFC Seraing ise ilgili oyunculara yönelik kalan ekonomik hakları üçüncü bir tarafa devretmemeyi taahhüt etmiştir. Bu sözleşmeden kısa bir süre sonra taraflar arasında benzer bir sözleşme daha yapılmış, başka bir oyuncu üzerindeki ekonomik hakların %25’inin de Doyen’e 50.000 Euro karşılığında devri kararlaştırılmıştır.[2]
FIFA ve Belçika futbol otoritelerinin yürüttüğü soruşturma neticesinde ise RFC Seraing’e dört transfer dönemi transfer yasağı cezasının yanı sıra 150.000 İsviçre Frangı ceza verilmiştir.[3] Soruşturmayı yürüten kurumlar, her iki sözleşmenin de Oyuncuların Statüsü ve Transferi Talimatı’nın (“RSTP”) 18bis ve 18ter maddelerinde yer alan kulüplerin istihdam veya transfer kararları üzerinde üçüncü taraf etkisini yasaklayan ve gelecekteki transferlerden doğan ekonomik hakların üçüncü şahıslara ait olmasını engelleyen kuralların ihlal edildiği sonucuna varmıştır.[4]
RFC Seraing, kararı FIFA Temyiz Komitesi’ne taşımış, burada başvurunun reddedilmesi üzerine ise FIFA kuralları uyarınca zorunlu temyiz yolu olan CAS’a başvurmuştur.[5] Kulüp, CAS nezdinde 18bis ve 18ter maddelerindeki yasakların Avrupa Birliği’nin İşleyişine Dair Antlaşma’nın (“ABİDA”) 45, 56, 63, 101 ve 102. maddelerini, yani işçilerin serbest dolaşımı, hizmetlerin serbest dolaşımı, sermayenin serbest dolaşımı ve rekabet kurallarını ve ayrıca İsviçre rekabet hukukunu ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Mart 2017’de CAS, FIFA’nın kararını onamış, sadece transfer yasağının süresini indirme yoluna gitmiştir.[6] RFC Seraing, bu karara karşı İsviçre Federal Mahkemesi nezdinde iptal davası açmış ancak mahkeme Şubat 2018’de iptal talebini reddetmiştir.[7]
Bu esnada Doyen ve RFC Sérésien (RFC Seraing’in hâkim ortağı), FIFA disiplin soruşturmasını başlatmadan önce 18bis ve 18ter maddelerinin AB hukukuna aykırı olduğunu ileri sürerek Brüksel mahkemeleri nezdinde FIFA, UEFA ve Belçika Kraliyet Futbol Federasyonu’na (“Union royale belge des sociétés de football association ASBL”, “URBSFA”) karşı dava açmıştır.[8] Disiplin soruşturmasının başlamasının ardından RFC Seraing de davaya müdahil olmuştur. İlk derece mahkemesinin yargı yetkisi olmadığına karar vermesi üzerine konu, Brüksel İstinaf Mahkemesi önüne taşınmıştır.
İstinaf aşamasında Brüksel İstinaf Mahkemesi aynı taraflar arasında verilmiş olan CAS kararının kesin hüküm (res judicata) etkisine sahip olduğunun kabul edilmesi gerektiğine, ayrıca, URBSFA’nın CAS yargılamasında taraf olmamasına rağmen söz konusu kararın Belçika federasyonu bakımından delil değeri taşıdığına hükmetmiştir.[9]
II. Ön Karar Başvurusu
RFC Seraing, İstinaf Mahkemesi’nin kararını Belçika Temyiz Mahkemesi nezdinde temyiz etmiştir. Davanın AB hukukunun yorumlanmasını gerektirmesi nedeniyle Temyiz Mahkemesi, ABAD’a iki soru yöneltmiştir.[10] Mahkeme özetle şu sorulara cevap aramıştır:
- Bir hakem kararının AB hukukuna uygunluğu, yalnızca AB üye devletlerinde bulunmayan bir mahkeme tarafından incelendiğinde, AB ulusal mahkemelerinin bu kararı nihai hüküm olarak değerlendirmesi gerekip gerekmediği.
- Söz konusu kararın AB hukukuna uygunluğu, yalnızca AB üye devletlerinde bulunmayan bir mahkeme tarafından incelendiğinde, AB mevzuatının üye devletlerin ulusal hukukları altında bu kararın üçüncü kişilere karşı delil değerine sahipmiş gibi değerlendirilmesine bir etkisinin olup olmadığı.
III. ABAD’ın Kararı
ABAD, incelemesine etkili yargısal koruma hakkının önemini vurgulayarak başlamıştır.[11] Tarafların aralarındaki uyuşmazlıkları tahkime götürmek üzere sözleşme akdedebileceklerini vurgulamıştır.[12] Bununla birlikte tahkim mekanizması AB sınırları içerisinde uygulanacaksa bu mekanizmanın AB hukuku ilkeleri ve AB kamu düzeni ile uyumlu olması gerektiği de not edilmiştir.[13] Dolayısıyla ABAD’a göre AB Temel Haklar Şartı’nın 47. maddesine[14] riayet edilebilmesi için hakem kararlarının yargısal denetime “elverişli” olması gerekmektedir.[15] Bu noktada ABAD Eco Swiss ve Mostaza Claro kararlarına atıfta bulunarak söz konusu yargısal denetimin mahiyeti gereği sınırlı olması gerektiğini belirtmiştir.[16]
Ardından ABAD, Hukuk Sözcüsü’nün (Advocate General) ifade ettiği görüşe paralel olarak,[17] ihtiyarî tahkim ile zorunlu tahkim arasında bir ayrıma gitmiştir.[18] Spor alanında tahkimin genellikle düzenleme veya denetleme yetkisine sahip federasyonlar veya birlimler tarafından tek taraflı olarak dayatıldığını vurgulamıştır. ABAD’a göre bu tür bir zorunluluk, spor kurallarının yeknesak şekilde yorumlanması ve uygulanması da dâhil olmak üzere meşru amaçlara hizmet edebilse de hukuki özerklik, bireyleri AB hukuku kapsamında güvence altına alınan haklarından mahrum bırakamayacaktır.[19]
Esasen profesyonel düzeyde spor müsabakalarına katılmak isteyen bireylerin CAS’ın yargı yetkisini kabul etmekten başka fiilen pek bir seçenekleri bulunmamaktadır. Örneğin FIFA nezdinde, FIFA Statüsü Madde 47(3) ve 50(1), disiplin kararlarına karşı CAS nezdinde temyiz yoluna başvurulmasını zorunlu kılmaktadır.[20] Bu nedenle ABAD, bu tür bir zorunlu mekanizmanın bireylere kararın AB kamu düzenine uygunluğunu denetleyebilecek bir yargı merciine başvuru imkânı tanıyan gerekli güvenceleri sağlamayı zorunlu kıldığına işaret etmiştir.[21] ABAD, bireylerin bu tür meseleleri kararı inceleyebilecek bir üye devlet mahkemesi önüne doğrudan veya dolaylı olarak taşıyabilmesi gerektiğinin altını çizmiştir.[22] Ayrıca AB mahkemeleri yargısal denetimin etkinliği adına kararı incelemenin ötesinde aynı zamanda “böyle bir aykırılığın tespit edildiği hallerde uygun tüm hukuki sonuçlara” karar verebilmelidir.[23]
Netice itibarıyla ABAD bir CAS kararının AB hukukuna ve dolayısıyla AB kamu düzenine uygunluğu bir AB mahkemesi tarafından tespit edilmedikçe bu karara kesin hüküm etkisi veya delil gücü tanınamayacağı sonucuna varmıştır.
IV. Kararın Önemi
Özünde ABAD, spor yönetiminde tutarlılığı sağlama noktasında CAS tahkiminin kurumsal değerini kabul etmiş olsa da herhangi bir çatışma durumunda AB kamu düzeninin üstün geleceğini tereddütsüz bir şekilde belirtmiştir. Dolayısıyla CAS kararlarının kesin hüküm etkisinden yararlanabilmesi için bu kararların AB kamu düzenine uygunlukları bakımından vaka bazında “etkin” bir yargısal denetime tabi tutulmaları gerekmektedir.
Dikkat çekicidir ki Hukuk Sözcüsü’nün CAS kararlarının esastan tam bir denetime tabi tutulması ve Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında Sözleşme’nin (“New York Sözleşmesi”) bu kararlara uygulanmaması gerektiğini yönündeki görüşünün[24] aksine ABAD, daha ölçülü bir yaklaşım benimsemiştir. “Etkin denetim” kapsamını AB kamu düzeniyle sınırlandırarak ve New York Sözleşmesi’ne atıf yaparak aslında ABAD’ın spor tahkimine biraz daha alan açtığı ifade edilebilir. Ayrıca, Divan tarafından zorunlu ve ihtiyarî tahkim arasında yapılan açık ayrım, ihtiyarî tahkimin böylesi sıkı müdahalelerden nispeten korunabileceğine işaret etmektedir.
CAS kararlarıyla ilgili temel mesele, her bir tahkimde tahkim yerinin otomatik olarak Lozan olması sebebiyle,[25] iptal davaları bakımından yetkili mahkemelerin İsviçre Milletlerarası Özel Hukuk Kanunu Madde 191 uyarınca İsviçre mahkemeleri ve özellikle de İsviçre Federal Mahkemesi olarak belirlenmiş olmasıdır.[26] Nitekim İsviçre bir AB üye devleti olmadığından, İsviçre Federal Mahkemesi’nin bir üye devlet mahkemesi ile eşdeğer şekilde AB hukuku incelemesi yapması ne beklenebilir ne de bu yönde bir yetkisi bulunmaktadır.[27] Ek olarak CAS kararları New York Sözleşmesi kapsamında düzenlenen tenfiz kurallarına tabi olsalar da taraflardan biri genellikle elindeki disiplin yaptırımı tehdidiyle kararları kendi bünyesinde icra etme kabiliyeti olan bir düzenleyici veya denetleyici kurum olduğundan, esasında CAS kararlarının çoğu zaman şekli biçimde tenfiz süreçlerinden geçmeden uygulanması mümkün olmaktadır.[28]
Bunun bir sonucu olarak, bir CAS kararının AB mahkemeleri önüne taşınma ihtimali, tarafları AB üyesi olan sıradan bir ticari tahkim kararına kıyasla çok daha düşük kalmaktadır. Bu usuli boşluğu ele alan ABAD, kamu düzeni denetimi için (iptal veya tenfiz davaları gibi) doğrudan bir başvuru yolunun kullanılmasının şart olmadığını ifade etmiştir. Taraflar, bunun yerine AB mahkemeleri aracılığıyla bu tür bir denetimi dolaylı olarak (ABAD’ın ifadesiyle “her ne şekilde olursa olsun”) talep edebilirler.[29] Dolayısıyla AB sınırları içerisinde resmi bir tenfiz süreci başlatılıp başlatılmadığına bakılmaksızın, bir CAS kararının AB kamu düzenine uygunluğu denetimi yapılabilecektir.
Profesyonel düzeyde büyük spor organizasyonlarına katılmak isteyenler için CAS tahkiminin sıklıkla zorunlu olduğu göz önüne alındığında bu yaklaşım; sporcular, kulüpler ve diğer paydaşlar için daha güçlü bir güvence sağlamaktadır. Ne var ki “etkin denetim” kavramının sınırları halen tam olarak net değildir. Şayet AB üyesi devletlerin mahkemeleri bu kararda belirtilen ilkeleri birbirlerinden farklı şekilde uygularsa, uluslararası spor yargısında hedeflenen “tutarlılığı” zedeleyebilecektir. Yine de ABAD, önceki içtihatlarına atıfta bulunarak etkin bir denetimin uyuşmazlığın esasına ilişkin yerindelik denetimi ile eş anlamlı olmadığını zımnen teyit etmiştir. Öte yandan bu kararın AB mahkemeleri nezdinde CAS kararlarına karşı bir itiraz dalgasını tetiklemesi ihtimali, ABAD’ın en azından kısa vadede hukuki belirlilikten ziyade daha fazla belirsizlik yarattığı sonucuna ulaşmayı mümkün kılabilir. Bu nedenle AB yargısal denetiminin spor tahkimi sistemini felç edecek kadar müdahaleci bir hale gelmemesini sağlamak kritik önemini korumaktadır.
Son bir not olarak ABAD, kararında zorunlu ve ihtiyarî tahkim arasında bir ayrıma gitmiştir. AB kamu düzeninin sürekli gelişen bir kavram olduğu ve yukarıda belirtilen gerekçelerin bir kısmının zaman zaman ticari tahkim bakımından da uygulanabileceği veya gerekli görülebileceği göz önüne alındığında; bu karar, Nordsee[30] ile başlayan ve daha sonra Eco Swiss, Mostaza Claro, Achmea,[31] Komstroy[32] ve ISU[33] davalarıyla devam eden çizginin en son basamağı olarak görülebilir. Divan, tüm bu davalar boyunca tutarlı bir şekilde tahkimi büyük ölçüde AB yargı sisteminin dışında işleyen bir mekanizma olarak ele almıştır. Söz konusu uyuşmazlıklar ihtiyarî ticari tahkimden zorunlu spor tahkimine ve yatırımcı-devlet uyuşmazlık çözüm mekanizmalarına (ISDS) kadar farklı yargılama türlerini kapsasa da ABAD, ya ön karar prosedürüne erişimi kısıtlamış, ya ulusal mahkemeler nezdindeki kamu düzeni denetiminin altını çizmiş ya da AB mahkemelerinin öncelikli olarak kararlar bakımından birer filtre görevi görmedikçe hakem kararlarının AB hukuk sistemine entegre edilmesinden kaçınmıştır. Seraing kararı, bir yandan bu yaklaşımı sürdürürken diğer yandan söz konusu denetimin sınırlarını netleştirmektedir. Tüm bu kararların ortak noktası, AB hukukunun özerkliğinin her şeyden üstün olduğu anlayışını yansıtmalarıdır. Dolayısıyla, özel hakemlerin “Adalet Divanı ile kurulan vazgeçilmez yargısal diyalog olmaksızın AB hukukunu layıkıyla uygulayamayacak” kişiler[34] olduğu inancı, AB kamu düzeninin gelişen doğası gibi diğer etkenlerle birleştiğinde nihayetinde AB içerisindeki ticari tahkim için de daha olumsuz sonuçlar doğurabilecektir. Bununla birlikte mevcut durumda etkinin daha ziyade spor tahkimiyle sınırlı kaldığı görülmektedir.
Karar sonrası yapılan değerlendirmeler, spor uyuşmazlıklarının çözümünün geleceğine dair hem iyimser hem de karamsar görüşler içermektedir.[35] Nihayetinde, Seraing kararının gerçek etkisi, ulusal mahkemelerin önümüzdeki aylar ve yıllarda bu kararda belirtilen ilkelerin fiilen uygulanmaya başlanmasıyla birlikte netlik kazanacaktır.
—–
[1] Avrupa Birliği Adalet Divanı Dosya no C‑600/23, 1 Ağustos 2025 Tarihli Karar, Royal Football Club Seraing SA v. FIFA, UEFA and URBSFA, ECLI:EU:C:2025:617 (“ABAD, Seraing v. FIFA”).
[2] Id., para. 22-24; RFC Seraing v. Federation Fédération Internationale de Football Association (FIFA), CAS Tahkim Dosya no. 2016/A/4490, 9 Mart 2017 Tarihli Hakem Kararı (“CAS, Seraing v. FIFA”), https://jurisprudence.tas-cas.org/Shared%20Documents/4490.pdf, 9 Aralık 2025, para. 4-13.
[3] CAS, Seraing v. FIFA, para. 24-33; ABAD, Seraing v. FIFA, para. 25-26.
[4] CAS, Seraing v. FIFA, para. 14-23.
[5] Id., para. 34-39; ABAD, Seraing v. FIFA, para. 27-30.
[6] CAS, Seraing v. FIFA, s. 46.
[7] Id., para. 31-42; İsviçre Federal Mahkemesi 4A_260/2017 Numaralı Dosya, 20 Şubat 2018 Tarihli Karar, BGE 144 III 120, s. 135.
[8] CAS, Seraing v. FIFA, para. 43-50.
[9] Id., para. 49-50.
[10] Bkz. Avrupa Birliği Adalet Divanı Dosya no. C-600/23, Avrupa Birliği Adalet Divanı Madde 98(1) uyarınca Ön Karar Talebinin Özeti, https://curia.europa.eu/juris/showPdf.jsf?text=&docid=280548&pageIndex=0&doclang=EN&mode=req&dir=&occ=first&part=1&cid=11481731, 28 Kasım 2025 tarihinde erişilmiştir.
[11] ABAD, Seraing v. FIFA, para. 69.
[12] Id., para. 81. Ayrıca bkz., Avrupa Birliği Adalet Divanı Dosya no. C-124/21, Aralık 2023 Tarihli Karar, International Skating Union v Commission, para. 193.
[13] ABAD, Seraing v. FIFA, para. 82.
[14] Madde 47: “Birlik hukuku tarafından teminat altına alınmış olan hakları ve özgürlükleri ihlal edilen herkes, bu Maddede belirtilen şartlara uygun olarak bir mahkemede etkili bir hukuki yola başvurma hakkına sahiptir.
Herkes, daha önceden yasa ile tesis edilmiş bağımsız ve tarafsız bir mahkemede makul bir süre içinde yapılacak adil ve kamuya açık bir duruşma yapılması hakkına sahiptir. Herkes, kendisine bilgi verilmesi, savunulması ve temsil edilmesi fırsatına sahip olmalıdır.
Gerekli imkanlara sahip olmayan herkese, bu yardımın adalete etkin bir şekilde ulaşılmasının sağlanması için gerekli olması koşulu ile hukuki yardım sağlanacaktır.”
[15] ABAD, Seraing v. FIFA, para. 83.
[16] Id., para. 84. Ayrıca bkz., Avrupa Birliği Adalet Divanı Dosya no. C-126/97, 1 Haziran 1999 Tarihli Karar, Eco Swiss China Time Ltd v Benetton International NV., para. 35; Avrupa Birliği Adalet Divanı Dosya no. C-168/05, 26 Ekim 2006 Tarihli Karar, Elisa María Mostaza Claro v Centro Móvil Milenium SL., para. 34.
[17] Avrupa Birliği Adalet Divanı Dosya no. C-600/23, 16 Ocak 2025 tarihli Hukuk Sözcüsü Capeta görüşü (“Hukuk Sözcüsü Görüşü”), https://curia.europa.eu/juris/document/document.jsf?text=&docid=294268&pageIndex=0&doclang=EN&mode=lst&dir=&occ=first&part=1&cid=12552353, 28 Kasım 2025 tarihinde erişilmiştir, para., 40, 55, 70-75.
[18] ABAD, Seraing v. FIFA, para. 79-80, 93, 97.
[19] ABAD, Seraing v. FIFA, para. 94-95. Ayrıca bkz., Avrupa Birliği Adalet Divanı Dosya no. C-333/21, 21 Aralık 2023 Tarihli Karar, European Superleague Company, para. 75; Avrupa Birliği Adalet Divanı Dosya no. C-124/21, 21 Aralık 2023 Tarihli Karar, International Skating Union v Commission, para. 196.
[20] Madde 47(3): “Temyiz Komitesi tarafından verilen kararlar, ilgili tüm taraflar bakımından kesin ve bağlayıcıdır. Bu hüküm, CAS nezdinde yapılacak temyiz başvurularına tabidir.”; Madde 50(1): “FIFA ve organları tarafından verilen nihai kararlara karşı yapılacak temyiz başvuruları, söz konusu kararın tebliğinden itibaren 21 gün içinde CAS nezdinde yapılır.”
[21] ABAD, Seraing v. FIFA, para. 95-105.
[22] Id., para. 76, 100, 108, 121.
[23] Id., para. 103.
[24] Hukuk Sözcüsü Görüşü, para. 116-122, 133-134.
[25] Spor Tahkim Mahkemesi, Spor Tahkimi Kuralları, Usul Kuralları, https://www.tas-cas.org/en/arbitration/code-procedural-rules, 18 Aralık 2025 tarihinde erişilmiştir, Kural 28.
[26] Antonio Rigozzi, “Challenging Awards of the Court of Arbitration for Sport”, Journal of International Disputes Settlement, Cilt 1, 2010, s. 220.
[27] Id., s. 252.
[28] Antonio Rigozzi, Sébastien Besson, William McAuliffe, “International Sports Arbitration”, GAR The European Arbitration Review, 2018, s. 7.
[29] ABAD, Seraing v. FIFA, para. 115.
[30] Avrupa Birliği Adalet Divanı Dosya no. C-102/81, 23 Mart 1982 Tarihli Karar, Nordsee Deutsche Hochseefischerei GmbH v Reederei Mond Hochseefischerei Nordstern AG & Co. KG and Reederei Friedrich Busse Hochseefischerei Nordstern AG & Co. KG., para. 10.
[31] Avrupa Birliği Adalet Divanı Dosya no. C-284/16, 6 Mart 2018 Tarihli Karar, Slowakische Republik (Slovak Republic) v. Achmea BV; Prof. Dr. Dres. h.c. Burkhard Hess, “The Fate of Investment Dispute Resolution after the Achmea Decision of the European Court of Justice”, Max Planck Institute Luxembourg for Procedural Law Research Paper Series No. 2018(3), s. 5, 9.
[32] Avrupa Birliği Adalet Divanı Dosya no. C-741/19, 2 Eylül 2021 Tarihli Karar, Republic of Moldova v Komstroy LLC; Jed Odermatt, “Is EU Law International? Case C-741/19 Republic of Moldova v. Komstroy LLC and the Autonomy of the EU Legal Order”, European Papers, Vol.6, No.3, 2021.
[33] Avrupa Birliği Adalet Divanı Dosya no. C-124/21, 21 Aralık 2023 Tarihli Karar, International Skating Union v European Commission.
[34] Avrupa Komisyonu’nun Avrupa Parlamentosu ve Konseye Bildirisi, AB içi yatırımların korunması COM(2018) 547, https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=celex:52018DC0547, 28 Kasım 2025 tarihinde erişilmiştir.
[35] Susannah Moody, “CJEU says CAS awards must receive “effective” public policy review”, 01 Ağustos 2025, Global Arbitration Review, https://globalarbitrationreview.com/article/cjeu-says-cas-awards-must-receive-effective-public-policy-review, 28 Kasım 2025 tarihinde erişilmiştir.



