Skip to main content

I.       Giriş

Karbondioksit giderimi (CDR), iklim politikasının ikincil bir kavramı olmaktan çıkarak küresel karbonsuzlaştırma stratejilerinin merkezî bir unsuru hâline gelmiştir. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), Paris Antlaşması’nın belirlediği sıcaklık hedeflerine ulaşılması açısından özellikle emisyon azaltım önlemlerinin yetersiz kaldığı durumlarda CDR’nin devreye alınmasını gerekli görmektedir. Ancak mevcut giderim seviyeleri öngörülen ihtiyaçların hâlâ oldukça altındadır: 2026 yılında yılda yalnızca 2,2 gigaton karbondioksit (GtCO₂) giderilmişken[1] bilimsel değerlendirmeler 1,5°C hedefi dahilinde kalınabilmesi için yılda yaklaşık 5-10 GtCO₂ giderime ihtiyaç duyulacağını göstermektedir.[2]

Daha yüksek düzeyde CDR uygulamasının önemli politika müdahaleleri gerektirdiği kabulü altında, politika tasarımının da CDR yöntemleri arasındaki önemli farklılıkları göz önünde bulundurması gerekmektedir.[3] CDR yöntemleri pek çok bakımdan önemli farklılıklar göstermekte olup bu farklılıklar karbon muhasebesinin güvenilirliği ve bütünlüğü konusunda temel sorular doğurmaktadır: belirli bir miktardaki karbondioksit (CO₂) giderimi, bir emisyon azaltımına gerçek anlamda eşdeğer sayılabilecek şekilde ölçülebilir, doğrulanabilir ve değerlendirilebilir midir?

Avrupa Birliği (AB), CDR yöntemlerinin güvenilirliğini ve karşılaştırılabilirliğini sağlamaya yönelik bir düzenleyici çerçeve oluşturmaya başlamıştır. Bu makale, karbon muhasebesi bütünlüğü sorununu incelemekte, AB’nin CDR sertifikasyonuna ilişkin gelişmekte olan yaklaşımını analiz etmekte ve bu gelişmelerin gerek AB içindeki gerekse AB dışındaki zorunlu karbon piyasaları bakımından doğurduğu sonuçları ele almaktadır. AB, CDR çerçevesini geliştirdikçe ölçüm, kalıcılık, ilavesellik ve sürdürülebilirliğe ilişkin sorunlar giderek ön plana çıkmaktadır. Bu konuların nasıl ele alınacağı hem CDR teknolojilerinin büyümesi hem de karbon piyasalarının gelecekte alacağı yön bakımından sonuçlar doğurabilir.

II.       Karbondioksit Gideriminin (CDR) Tanımı ve Karbon Muhasebesi Bütünlüğü Sorunu

              A.       CDR ve Yöntemleri

IPCC, CDR’yi “CO₂’yi atmosferden gideren ve jeolojik, karasal veya okyanus rezervuarlarında ya da ürünlerde kalıcı olarak depolayan insan kaynaklı faaliyetler” olarak tanımlamaktadır.[4] Buna göre, bir faaliyetin CDR olarak sınıflandırılabilmesi için şu kriterlerin karşılanması gerekmektedir: atmosferdeki karbondioksitin giderilmesi, giderimin ormanların doğal büyümesi gibi doğal nedenlerle değil antropojenik faaliyetler yoluyla gerçekleşmesi ve son olarak CO₂’nin, anlamlı bir etki yaratacak kadar uzun bir süre boyunca atmosferden ayrı tutulmaya devam edilmesi.

IPCC, CDR yöntemlerini olgunluk düzeyi, giderim süreci, karbon depolamanın zaman ölçeği, depolama ortamı, azaltım potansiyeli, maliyet, yan faydalar, etki ve riskler ile yönetişim gereklilikleri gibi faktörlere göre sınıflandırmaktadır. Bu yöntemler, ağaçlandırma gibi doğa temelli çözümlerden Doğrudan Havadan Karbon Yakalama ve Depolama (DACCS) gibi mühendislik temelli yaklaşımlara kadar geniş bir yelpazede yer almaktadır. Örneğin, ağaçlandırma yöntemi, giderilen her ton CO₂ başına 5-50 ABD Doları maliyetle yılda net 0,5 ila 3,6 milyar ton CO₂ depolama potansiyeline sahiptir.[5] Öte yandan, DACCS yılda 0,5 ila 5 milyar ton CO2 depolama potansiyeline sahip olup[6] küresel iklim hedeflerine ulaşılması için gerekli karbon giderimlerinin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.[7] IPCC 6. Değerlendirme Raporu’na (6. DR) göre, bu sürecin maliyeti giderilen ton başına 100-300 ABD Doları’na ulaşmaktayken[8] Dr. Herzog gibi bazı yorumcular bunun oldukça üzerinde rakamlar öne sürmüştür.[9] Herzog’un analizi, ton CO2 başına 600-1000 ABD Doları aralığında bir rakam vermektedir.[10]

IPCC, küresel net sıfır emisyon hedeflerine ulaşılabilmesi için CDR’nin büyük ölçekte devreye alınmasının gerekli olacağını vurgularken giderim yöntemlerinin farklı özellikleri önemli politika ve yönetişim değerlendirmelerini gündeme getirmektedir. [11] IPCC 6. DR’ye göre, yeniden ağaçlandırma, iyileştirilmiş orman yönetimi, toprak karbon tutumu, turbalık restorasyonu ve mavi karbon yönetimi gibi yöntemler, uygun koşullar altında uygulandığında biyoçeşitlilik, ekosistem sağlığı, istihdam olanakları ve yerel geçim kaynakları bakımından önemli yan faydalar sağlayabilmektedir.[12] Buna karşılık, kötü planlanmış ağaçlandırma projeleri veya karbon yakalama ve depolamalı biyoenerji (BECCS) ya da biyokömür üretimi için biyoenerji bitkilerinin yetiştirilmesi; biyoçeşitlilik, gıda ve su güvenliği, yerel geçim kaynakları ile yerli halkların hakları üzerindeki etkiler dahil olmak üzere olumsuz çevresel ve sosyoekonomik sonuçlar doğurabilmektedir.[13] Okyanus gübrelemesi ise uygulandığı takdirde besin dağılım örüntülerini değiştirebilir, ekosistem yapılarını bozabilir, oksijen tükenmesini artırabilir ve daha derin okyanus katmanlarındaki asitlenmeyi şiddetlendirebilir.[14]

CDR Yöntemi[15] Maliyet (ABD Doları/tCO₂) Azaltım Potansiyeli (GtCO₂/yıl) Başlıca Riskler Başlıca Yan Faydalar Ödünleşimler ve Yansıma Etkileri
Ağaçlandırma/Yeniden Ağaçlandırma 0–240 0,5–10 Orman yangını, hastalık, haşereler yoluyla karbon geri salınımı; azalan su verimi. İstihdam, biyoçeşitlilik, odun ürünleri. Büyük ölçekli uygulama, arazi kullanımı bakımından biyoçeşitliliğin korunması ve gıda üretimiyle rekabet edebilir.
Toprak Karbon Tutumu -45–100 0,6–9,3 Artan azot oksit (N₂O) emisyonları; karbon geri salınımı. Gelişmiş toprak kalitesi ve verimliliği. Tutum potansiyelini üretim pahasına artırır; hektar başına net ilavesellik küçüktür ve izlenmesi zordur.
Biyokömür 10–345 0,3–6,6 Partikül madde emisyonları; sürdürülebilir olmayan biyokütle hasadından kaynaklanan biyoçeşitlilik/karbon stoku kaybı. Artan ürün verimi, topraktan kaynaklanan CO₂ dışı emisyonlarda azalma. Partikül maddeden kaynaklanan çevresel etkiler; biyokütle kaynakları için rekabet.
DACCS 100–300 (84–386) 5–40 Artan enerji ve su kullanımı. Su üretimi (katı sorbent tasarımları). Su temini ve enerji üretiminden kaynaklanan olası emisyon artışı.

 

              B.       Karbon Muhasebesi Bütünlüğü Sorunu

Maliyet, teknolojik olgunluk ve çevresel ödünleşimler bakımından görülen bu farklılıklar yalnızca teknik ayrımlar değildir; bunlar daha temel bir hukuki ve düzenleyici soruyu gündeme getirmektedir: belirli bir yöntemle fiilen giderilen CO₂ miktarının bir emisyon azaltımıyla eşdeğer kabul edilecek düzeyde doğrulukla ölçülebilir, doğrulanabilir mi ve depolanmaya devam edeceği garanti edilebilir mi? Bugüne kadar CDR kredileri neredeyse yalnızca gönüllü karbon piyasasında işlem görmüş olup bu piyasada kalite standartları ve doğrulama uygulamaları kayıt kuruluşları arasında büyük farklılık göstermektedir.[16] Nitekim, karbon giderimlerinin sertifikalandırılması için hâlihazırda 125’ten fazla farklı metodoloji bulunmaktadır.[17] Düzenleyicilerin CDR’yi zorunlu karbon piyasalarının kapsamına dahil etmenin yollarını araştırmasıyla birlikte bu durum artık değişmektedir.[18] Ölçüm hassasiyetini, kalıcılık riskini, ilavesellik niteliğini ve yan çevresel etkilerin ele alınışını kapsayan bu karbon muhasebesi bütünlüğü sorunu, CDR’nin AB Emisyon Ticaret Sistemi (AB ETS) gibi zorunlu karbon piyasalarına entegre edilmesiyle birlikte özellikle önem kazanacaktır. Zorunlu karbon piyasaları bünyesinde doğrulanmış bir ton giderilmiş CO₂ artık yalnızca bilimsel bir değerlendirme olmaktan çıkıp devredilebilir, değiş tokuşta kullanılabilir bir birim hâline gelmektedir.[19] Bu birimin kabulü, onun ekonominin başka bir yerindeki eşdeğer bir emisyon azaltımıyla değiştirilebilir olduğu ve dolayısıyla onun yerine geçebileceği anlamına gelmektedir. Bu nedenle, ölçümdeki herhangi bir hassasiyet eksikliği, karbonun geri salınımı riski, ilavesellik niteliğinin sağlanamaması veya hesaba katılmamış herhangi bir çevresel maliyet, yalnızca giderim sahasıyla sınırlı kalmamaktadır. Bu unsurlar fiilen piyasaya taşınmakta olup dolaşımdaki tahsisatların ve ticaret sisteminin genel güvenilirliğini sarsma potansiyeli taşımaktadır.

                             1.       Ölçüm Hassasiyeti

CDR yöntemlerinin muhasebeleştirilmesindeki başlıca zorluklardan biri, net CO₂ giderimlerinin yeterli doğrulukla ölçülebilmesi ve doğrulanabilmesidir.[20] Nitekim Uluslararası Enerji Ajansı, CDR yöntemlerini “MRV yapılabilirliğine” (ölçme, raporlama ve doğrulama) göre dört kategoriye ayırmaktadır.[21] 1. Kategori, DACCS ve BECCS gibi kolayca muhasebeleştirilebilen, ölçüm metotları kanıtlanmış temel CDR faaliyetlerini temsil etmektedir.[22] Öte yandan, 3. Kategori’deki toprak organik karbonu (SOC) giderimi[23] ile 4. Kategori’deki hızlandırılmış kayaç aşınması (EW) gibi yöntemler açısından ölçüm ve izlemede güçlüklerle karşılaşılmaktadır.[24]

Net giderimin yeterli isabette ölçülemediği durumlarda CO₂ gideriminin muhasebeleştirilmesi doğrudan, cihaz temelli bir ölçüme dayanmak yerine, proje geliştiricisinin kendi MRV metodolojisi ile bağımsız bir üçüncü taraf doğrulayıcı tarafından yürütülen değerlendirmenin bir bileşimine dayanmaktadır. Bu durum, özellikle 3. ve 4. Kategori yöntemlerinde belirsizlik yaratmakta ve söz konusu kredilerin bir zorunlu piyasada kullanılması halinde doğrulanmış karbon kredilerinin güvenilirliğine yönelik tartışmalara mahal vermektedir.

                             2.       Kalıcılık Riski

Bir karbon yakalama faaliyetinin “CDR” olarak sınıflandırılıp sınıflandırılamayacağı, bunun bir ortamda anlamlı bir süre boyunca depolanıp depolanamayacağına bağlıdır. Bilim çevrelerindeki tartışmalar, CDR tanımı bakımından neyin “yüksek dayanıklılık” veya “kalıcılık” teşkil ettiği konusunda devam etmektedir.[25] Buna, depolanan karbonun yeniden atmosfere salınması riskini[26] ifade eden karbon geri salınımı riski de dahildir.[27] Örneğin, biyokütlenin piroliz yoluyla biyokömüre dönüştürülmesi yöntemini ifade eden biyokömür karbon giderimi, doğru şekilde işlenmediği veya yakıldığı takdirde daha yüksek bir karbon geri salınımı riski taşımaktadır.[28] Benzer şekilde, küresel çapta artan orman yangınları nedeniyle,[29] CDR yöntemleri olarak ağaçlandırma ve yeniden ağaçlandırma da yüksek karbon geri salınımı riskiyle ilişkilendirilmektedir.

Kalıcılık riskinin karbon muhasebesiyle ilgili bir sonucu, karbon sertifikasyonuna ve özellikle bağlı olduğu belirli giderim projesinin karbon geri salınımına konu olması hâlinde karbon sertifikasına ne olacağı sorusuna ilişkindir. Bu soruna yönelik önerilen politika çözümlerinden biri, karbon sertifikalarının karbon geri salınımlarını telafi etme yükümlülüğüyle satılması, dolayısıyla karbon geri salınımı hâlinde ek giderimler sağlanmasından kredi sahibinin sorumlu tutulmasıdır.[30] Ancak bu yaklaşım, nispeten daha yüksek bir karbon geri salınımı riski taşımasına rağmen önemli ölçüde daha düşük çevresel etki, sermaye harcaması ve enerji maliyeti sunan CDR yöntemlerini, başlıca örneği yeniden ağaçlandırma olmak üzere, cezalandırma riski taşımaktadır.

                             3.       İlavesellik

CDR bağlamında ilavesellik, bir faaliyet yoluyla sağlanan giderimin, olağan (business-as-usual) bir senaryo altında gerçekleşecek olandan fazla olması şartını ifade eder.[31] Başka bir deyişle, giderim, karbon kredilendirmesi olmasa da zaten gerçekleşecek süreçlere değil, teşvik edilen faaliyetin kendisine atfedilebilir olmalıdır. Sertifikalandırılabilir ve kredilendirilebilir giderimlerin “ilavesel” olması gerektiğinden, karbon muhasebesi amacıyla ilavesellik tespitinde doğru değişkenlerin belirlenmesi önem taşımaktadır.[32] Gerçek bir ilavesellik niteliğinin gösterilememesi, gerçek net giderimlere karşılık gelmeyen kredilerin oluşturulması riskini doğurmakta,[33] bu durum yalnızca ilgili projenin değil, daha geniş karbon piyasasının çevresel güvenilirliğini de zedelemektedir.

                             4.       Sürdürülebilirlik

Yukarıdaki tabloda özetlendiği üzere, IPCC 6. DR’nin 3. Çalışma Grubu, belirli CDR yöntemlerinin hem çevresel risklerini hem de yan faydalarını ortaya koymaktadır. Buna göre, yalnızca giderilen CO₂ miktarına odaklanan bir karbon muhasebesi çerçevesi, temelde birbirinden farklı giderim faaliyetlerini birbirinin yerine geçebilir olarak ele alma riski taşımaktadır. Bu nedenle çevresel ve sosyal bütünlüğün sağlanması, yalnızca üretilen giderim hacmini değil, bunların daha geniş sürdürülebilirlik etkilerini de değerlendirebilecek düzenleyici çerçeveleri gerektirmektedir.

III.       AB’nin Gelişmekte Olan Yaklaşımı

AB’nin karbon giderimlerinin muhasebeleştirilmesi ve sertifikalandırılmasına yönelik gelişmekte olan yaklaşımını ortaya koyan iki temel metin, 2024 yılında kabul edilen Karbon Giderimleri ve Karbon Tarımı Tüzüğü[34] (CRCF Tüzüğü) ile Avrupa Komisyonunun (Komisyon) Temmuz 2026’da yayımlanan, AB ETS’nin 5. Aşaması’na ilişkin revizyon tasarısıdır.[35]

CRCF Tüzüğü, esas itibarıyla CDR, karbon depolama ve karbon tarımı faaliyetlerine yönelik gönüllü, AB genelinde geçerli bir sertifikasyon çerçevesi öngörmektedir.[36] Yürürlüğe girdiği tarihte CDR, emisyon yapan işletmelere ek tahsisat sağlayan bir faaliyet olarak uyum piyasası bünyesinde muhasebeleştirilmemiş olsa da CRCF Tüzüğü yukarıda değinilen karbon muhasebesi bütünlüğü sorunlarının bir kısmına yanıt vermesi bakımından önem taşımaktaydı.

Komisyon’un önerisi, bir sonraki önemli ve potansiyel adımı teşkil etmektedir. Belirli CRCF sertifikalı giderimlerin AB ETS bünyesinde tanınması için bir yol haritası oluşturan tasarı aslen gönüllü piyasalar için geliştirilmiş bir çerçeveyi AB’nin zorunlu karbon piyasası mimarisine entegre etmeyi amaçlamaktadır.[37]

              A.       CRCF Tüzüğü

CRCF Tüzüğü, büyük ölçüde IPCC’nin tanımını yansıtan bir CDR tanımı benimsemekte olup bunu “karbonun atmosferden insan eliyle giderilmesi ve jeolojik, karasal veya okyanus rezervuarlarında ya da uzun ömürlü ürünlerde kalıcı olarak depolanması” şeklinde ifade etmektedir.[38]

  1. Maddesinde belirtildiği üzere Tüzük; AB bünyesindeki CDR faaliyetleri için bir kalite kriteri, karbon giderimlerinin doğrulanması ve sertifikalandırılmasına ilişkin kurallar, sertifikasyon şemalarının işleyişi ve Komisyon tarafından tanınması ile sertifikalı birimlerin ihracı ve kullanımına ilişkin kuralları belirlemektedir.[39] CRCF Tüzüğü, CDR’nin sertifikalandırılmasına yönelik kapsayıcı kriterler oluştururken aynı zamanda sertifikasyon adımlarına, kalite kriterlerine uyumun dönemsel doğrulanmasına ve sertifikasyon çerçevesinin uygulanmasına yönelik yönetişim yapısına ilişkin kurallar da getirmektedir.[40] Buna göre Komisyon, şeffaflık gerekliliklerini ve usullerini karşılamaları ve kamuya açık kayıtlar tutmaları hâlinde sertifikasyon kuruluşlarını[41] tanımaktadır.[42]

Tüzük Madde 3 uyarınca bir CDR faaliyeti, (1) 2. Bölüm kapsamındaki kalite kriterlerini karşılaması ve (2) 9. Madde’ye uygun şekilde bağımsız olarak doğrulanması hâlinde sertifikasyona uygundur.[43]

                             1.       Kalite Kriterleri

CRCF Tüzüğü’nün 2. Bölümü’nde belirtilen kalite kriterleri, yukarıda değinilen karbon muhasebesi bütünlüğü sorunlarına (ölçüm, ilavesellik, kalıcılık, sürdürülebilirlik) doğrudan karşılık gelmektedir.

İlk olarak 4. Madde, ölçüm kriterini düzenlemektedir. Bu hüküm, toplam karbon giderimlerinden faaliyetle bağlantılı temel karbon giderimlerinin ve sera gazı emisyonlarının düşülmesi suretiyle net bir karbon giderim faydası hesaplanmasını gerektirmektedir.[44] Kalıcı bir karbon giderimi olarak nitelendirilebilmesi için ortaya çıkan bakiyenin pozitif (>0) olması gerekmektedir.[45] 4. Madde kapsamında (CR_baseline) olarak ifade edilen temel karbon giderimi, geçmişte hâlihazırda CDR faaliyetlerinde bulunmuş olan arazi yöneticilerinin ve sektörlerin çabalarını doğru biçimde yansıtacak şekilde Komisyon tarafından belirlenmektedir.[46]

İkinci olarak, 5. Madde ilavesellik ilkesini düzenlemektedir. Buna göre, bir giderim faaliyetinin yürürlükteki yasal gerekliliklerin ötesine geçmesi ve sertifikasyonun yarattığı teşvik etkisinden yararlanması gerekmektedir.[47]

Üçüncü olarak, 6. ve 8. Maddeler kalıcılık ve karbonun geri salınımı risklerini ele almaya çalışmaktadır. 6. Madde’ye göre, karbonun anlamlı bir süre boyunca depolanmış olarak kalmasını güvence altına almak amacıyla, işletmecilerin depolamayı izlemesi ve bu izleme süresi boyunca meydana gelecek karbon geri salınımından sorumlu olması gerekmektedir.[48] 6. Madde, Tüzük’te kesin bir dayanıklılık eşiği belirlememekte, bunun yerine CDR’yi “birkaç yüzyıl” boyunca gerçekleşen bir depolama olarak tanımlamaktadır.[49] 8. Madde, izleme süresi boyunca gerçekleşecek karbon tersine dönüşüne ilişkin sorumluluk mekanizmalarının yetki tasarruflarıyla belirleneceğini ve bunların ortak tampon mekanizmalarını, peşin sigorta mekanizmalarını ve son çare olarak birimlerin doğrudan iptalini içereceğini öngörmektedir.[50]

Son olarak 7. Madde, CDR faaliyetlerinin uygun olduğu ölçüde Taksonomi Tüzüğü kapsamında belirlenen “Önemli Zarar Vermeme” kriterleri üzerine inşa edilerek asgari sürdürülebilirlik gerekliliklerini karşılaması gerektiğini düzenlemektedir.[51]

CRCF Tüzüğü, kalite kriterleri kapsamında standart tanımlar ve hesaplamalar belirleyerek başlıca bütünlük sorunlarına yanıt vermektedir. Bununla birlikte bazı yazarlar bu metodolojilerin kaçınılmaz olarak düşük kaliteli birimler üretmeye mahkûm olduğunu ileri sürmektedir.[52] Örneğin Carbon Market Watch ve Öko-Institut tarafından yapılan bir analiz, CRCF’nin ölçümlerinde net karbon giderimi hesaplanırken kullanılan temel karbon giderimi değerinin geçmiş çabalara dayalı olarak belirlenmesinin söz konusu geçmiş eylemlerin CRCF Tüzüğü kapsamındaki girişimlerden bağımsız olarak zaten gerçekleştirilmiş olması nedeniyle ek olma ilkesini zayıflattığını ileri sürmektedir.[53] Öne sürülebilecek bir diğer argüman ise özellikle biyolojik ve arazi temelli yaklaşımlar bakımından belirli giderim yöntemlerinin uzun vadeli kalıcılığına ilişkin bilimsel ve metodolojik belirsizliklerin devam etmesidir.

                             2.       Bağımsız Doğrulama

Komisyon, Şubat 2026’da DACCS, biyojenik emisyon yakalama ve karbon depolamasını (BioCCS) ve biyokömür karbon giderimini (BCR) kapsayan, kalıcı karbon giderim yöntemlerinin gönüllü sertifikasyonuna ilişkin metodolojiler hakkındaki ilk yetki tasarrufunu (CRCF Yetki Tasarrufu) kabul etmiştir.[54] Bu, kalıcı karbon giderimleri için AB genelinde geçerli bir standart oluşturmaktadır.

CRCF Yetki Tasarrufu, DACCS, BioCCS ve BCR için ayrıntılı sertifikasyon metodolojileri getirerek CRCF Tüzüğü kapsamında belirlenen kalite kriterlerini işler hâle getirmektedir. Bu suretle, kalıcı karbon giderimleri için AB’nin ilk uyumlaştırılmış standardını oluşturmaktadır ve sertifikasyon şemalarının bu metodolojileri CRCF çerçevesi içinde uygulamak üzere Komisyon tarafından tanınma talep etmesine imkân tanımaktadır. Örneğin, 2. Maddesi, DACCS faaliyetlerine ilişkin metodolojiyi düzenlemekte ve ayrıntılı kuralların Ek’te nerede bulunabileceğini belirtmektedir.[55] Bu madde; uygunluk kriterlerini, faaliyet ve izleme dönemlerini, karbon giderim yutaklarının ve emisyon kaynaklarının belirlenmesine ilişkin kuralları, temel hesaplamasını, toplam karbon giderimlerinin ve ilgili sera gazı emisyonlarının ölçülmesini, uzun vadeli depolama ve sorumluluk hükümlerini, sürdürülebilirlik gerekliliklerini ve izleme ile raporlama yükümlülüklerini tanımlamaktadır.[56] Ayrıca, CO₂’yi yakalayan tesisin AB sınırları içinde bulunmasını şart koşmaktadır.[57]

              B.       AB ETS’nin 5. Aşaması

Komisyon, 17 Temmuz 2026 tarihinde ETS Direktifi’nde[58] bir revizyon tasarısı sunmuştur ve bu tasarı, AB kaynaklı CDR faaliyetleri için bir uyum piyasası oluşturmayı amaçlamaktadır.[59]

Öneri, ETS tavanında buna karşılık gelen bir artış yoluyla yurt içi kalıcı karbon giderimlerini AB ETS’ye dahil etmektedir. Önerilen Madde 9c uyarınca ek tahsisatlar yalnızca Komisyon’un CRCF sertifikalı BioCCS ve DACCS giderim birimleri satın alması hâlinde oluşturulacaktır.[60] Bu nedenle ETS tavanındaki artış, sıkı biçimde doğrulanmış giderimlere bağlı olacak ve Komisyon’un yeterince yüksek düzeyde kalıcılık ve ölçüm güvenilirliği sağlayabileceğini değerlendirdiği teknolojilerle sınırlı tutulacaktır.[61] Bu aşamada, CRCF sertifikalı BioCCS ve DACCS giderim birimleri dışında hiçbir karbon giderim metodolojisi dahil edilmeye uygun görülmemiştir.[62] Önerilen Madde 9c uyarınca Komisyon 250 milyon ek tahsisat ihraç edecek ve bunları 2031-2040 yılları arasında ihaleyle satacaktır.[63] Bu ihalelerden elde edilecek gelirler, 2040 yılına kadar 48 milyon ton CO₂ giderim kredisi satın alınması için kullanılacaktır.[64]

Öneri, CRCF Tüzüğü’nün kendisi için sertifikasyon metodolojileri öngörmesine rağmen dikkat çekici biçimde BCR’yi kapsam dışında bırakmaktadır. Komisyon, BCR’yi istikrarlı bir CDR yöntemi olarak tamamen reddetmemekle birlikte, henüz onu bir uyum piyasasına dahil etmeye yetecek uzun vadeli istikrar kanıtı bulunmadığı görüşündedir.[65]

              C.       AB’nin CDR Stratejisinin Sonuçları

Tasarı, zorunlu piyasanın merkezi tedarik programına yalnızca BioCCS ve DACCS’i dahil ederek garanti edilen ve AB tarafından desteklenen talebi diğer tüm CDR yöntemlerini dışarıda bırakacak şekilde bu iki yöntem üzerinde yoğunlaştırmaktadır. Buna, yukarıda değinildiği üzere hâlihazırda işler bir CRCF sertifikasyon metodolojisine sahip olan biyokömür de dahildir. Uyum piyasası statüsü, gönüllü piyasa katılımına kıyasla genellikle daha yüksek bir talep görünürlüğü ve kalıcılık sunar.[66] Bu asimetri de yatırımları ve araştırma-geliştirme faaliyetlerini orantısız biçimde bu iki yönteme yönlendirme, bunu yaparken daha geniş CDR alanını göz ardı etme riski taşımaktadır. Bu durum, hâkim bilimsel görüşle çelişmektedir. IPCC’nin 6. DR’si, tek bir yaklaşıma yoğunlaşmış bir bağımlılık yerine, dengeli ve çeşitlendirilmiş bir CDR yöntemleri portföyünün devreye alınmasını savunmaktadır.[67]

CRCF çerçevesinin AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ile birlikte ele alınması hâlinde başka bir politika sorusu ortaya çıkmaktadır. SKDM 9. Maddesi, üçüncü bir ülke piyasasında fiilen ödenmiş olan karbon fiyatının, teslim edilmesi gereken SKDM sertifikası sayısından mahsup edilebileceğini düzenlemektedir.[68] 9. Madde’nin lafzı, mahsuplaşmaya yalnızca “karbonun köken ülkesinde fiilen ödenmiş olması hâlinde” mahal vermektedir. Bu hüküm, AB dışı CDR faaliyetlerini SKDM yükümlülüğünün azaltılması için bir dayanak olarak tanır görünmemektedir. Benzer şekilde, CRCF Tüzüğü ve bu Tüzük kapsamındaki kalite kriterleri yalnızca AB içinde yürütülen faaliyetlere uygulanmaktadır.[69] Bu nedenle, üçüncü bir ülkenin CDR sertifikasyonu için CRCF’den daha iddialı bütünlük kriterleri benimsemiş olduğu durumlarda bile, ki CRCF Tüzüğü’ne yönelik eleştiriler dikkate alındığında bu mümkündür,[70] SKDM kapsamında mahsup söz konusu olmayacaktır.

Bu durum bir düzenleyici asimetri yaratmaktadır. Uyum piyasası kapsamında karbon giderimleri giderek ayrıntılı gerekliliklere tabi tutulmaktadır. SKDM bakımından ise buna benzer bir genişleme öngörülmemektedir. Mekanizmanın kendi fiyat mantığı, yurt dışında giderim temelli uyumu teşvik etmek yerine bunu cezalandırmaktadır. Nitekim bir ithalatçı CDR faaliyeti yürütür ve kendi yargı bölgesinde bu CDR faaliyeti sebebiyle karbon kredisine daha az miktarda bir para öderse bu durumda AB SKDM nezdinde sadece ödenen paranın miktarı dikkate alınacağı için bu ithalatçı SKDM kapsamında yine de o parayı ilgili AB otoritesine ödemek zorunda kalacaktır.

Karbon giderimleri uyum piyasalarına daha yakından entegre oldukça bu ayrım, bütünlük standartlarının AB’nin dış iklim politikası çerçevesinde ne ölçüde rol oynaması gerektiğine ilişkin ileri tartışmaları gündeme getirebilir.

IV.      Sonuç

AB’nin gelişmekte olan CDR çerçevesi, karbon giderimlerinin büyük ölçüde gönüllü piyasa aracı olmaktan çıkıp daha düzenlenmiş bir zorunlu karbon piyasası varlığına doğru evrildiğini göstermektedir. Bu değişimin ölçüm, ilavesellik, kalıcılık ve sürdürülebilirlik standartlarına yönelik denetimi artırması ve giderim teknolojileri arasında farklılaştırılmış bir düzenleyici değer yaratması beklenmektedir. Şirketler açısından temel mesele, yalnızca karbon giderimlerinin mevcut olup olmadığı değil, aynı zamanda ilgili kredilerin gelişmekte olan AB kuralları altında yeterince sağlam, sertifikalandırılabilir ve ticari olarak güvenilir olup olmadığı olacaktır.

Bu çerçeve hâlâ gelişme aşamasındadır. Yalnızca iki giderim yönteminin dar kapsamda kabul edilmesi, CRCF’nin titiz iç kalite kriterleri ve SKDM’nin üçüncü ülke karbon fiyatlarını kabul etmesi arasındaki uyumsuzluk, AB ETS önerisi yasama sürecinde ilerledikçe ele alınması gereken iki boşluk olarak varlığını sürdürmektedir.

—–

[1] Carbon Brief, “Q&A: The current state of ‘carbon dioxide removal’ around the world”, 2 Haziran 2026, https://www.carbonbrief.org/qa-the-current-state-of-carbon-dioxide-removal-around-the-world, erişim 1 Eylül 2026.

[2] Paris Antlaşması’nda belirlenen 1,5 derece Celsius ısınma hedeflerine ulaşılabilmesi için, 2050 yılına kadar küresel tutulumun yılda 10 milyar ton CO2’ye ulaşması gerektiği tahmin edilmektedir. Bkz. Dr. Roger Aines’in yorumu, Climate Now, “Carbon Dioxide Removal with Roger Aines”, 9 Ağustos 2021, https://climatenow.com/podcast/carbon-dioxide-removal-with-roger-aines/ (“Aines Yorumu”), erişim 1 Eylül 2026.

[3] Luka Štrubelj vd., “The new EU carbon removal certification: Landmark legislation or an empty promise?”, One Earth, 6(9), 2023, s. 1094.

[4] Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli, 6. Değerlendirme Raporu, 3. Çalışma Grubu (“6. DR”), para. C.11.1.

[5] Sabine Fuss vd., “Negative emissions – Part 2: Costs, potentials and side effects”, Environmental Research Letters, 13(6), 2018, s. 32.

[6] Id.

[7] Paris Antlaşması’nda belirlenen 1,5 derece Celsius ısınma hedeflerine ulaşılabilmesi için 2050 yılına kadar küresel tutulumun yılda 10 milyar ton CO2’ye ulaşması gerektiği tahmin edilmektedir. Bkz. Aines Yorumu.

[8] 6. DR, para. C.11.1.

[9]Climate Now, “Carbon Dioxide Removal”, 10 Ağustos 2021, https://climatenow.com/video/carbon-dioxide-removal-cdr/, erişim 1 Eylül 2026.

[10] Id.

[11] 6. DR, para. C.11.1.

[12] Id., para. C.11.2.

[13] Id.

[14] Id.

[15] 6. DR, Tablo TS.7’den ({12.3.2, 7.4}’e dayanarak) (“CDR Yöntemlerinin Durum, Maliyet, Potansiyel, Risk ve Etkiler, Yan Faydalar, Ödünleşimler ve Yayılma Etkileri ile Azaltım Yollarındaki Rolünün Özeti”) uyarlanarak kısaltılmıştır.

[16] World Resources Institute, “High-Quality Carbon Removal Requires Credible and Consistent MRV – Government Oversight Can Help”, 13 Haziran 2024, https://www.wri.org/technical-perspectives/measurement-reporting-verification-of-carbon-removal, erişim 1 Eylül 2026.

[17] Štrubelj, s. 1093.

[18]Carbon Gap, “2026-27 Review of the EU Emissions Trading System 1”, https://carbongap.org/review-of-the-eu-emissions-trading-system, erişim 1 Eylül 2026.

[19] Literatürde “uyum piyasası” (compliance market) olarak da bilinmektedir.

[20] Brookings Institute, “What is carbon dioxide removal and capture in the context of climate change?”, 14 Temmuz 2026, https://www.brookings.edu/articles/what-is-carbon-dioxide-removal-and-capture-in-the-context-of-climate-change/, erişim 18 Ağustos 2026; International Energy Agency Greenhouse Gas R&D Programme, “Measurement, reporting and verification and accounting for carbon dioxide removal in the context of both project-based approaches and national greenhouse gas inventories”, 15 Ekim 2024, https://ieaghg.org/publications/measurement-reporting-and-verification-and-accounting-for-carbon-dioxide-removal/, erişim 18 Ağustos 2026 (“IEAGHG Raporu”), s. 19, para. 2.4.1, s. 54, para. 4.2.4.

[21] IEAGHG Raporu, s. 81-82, para. 4.4.

[22] Id., s. 81-83, para. 4.4.

[23] Id., s. 59, para. 4.2.4.

[24] Id., s. 83.

[25] Id., s. 5.

[26] Beyond Alliance, “New Approach Could Help Solve One of Carbon Markets’ Biggest Problems”, 16 Haziran 2026, https://beyond-alliance.org/new-approach-could-help-solve-one-of-carbon-markets-biggest-problems/, erişim 10 Ağustos 2026.

[27] IEAGHG Raporu, s. 9.

[28] Carbon Better, “An Intro to Carbon Dioxide Removal (CDR)”, 21 Şubat 2025, https://carbonbetter.com/story/cdr-intro/, erişim 18 Ağustos 2026.

[29] Our World in Data, “Wildfires, Burned Area by Year”, https://ourworldindata.org/wildfires, erişim 18 Ağustos 2026.

[30] Bellona, “Bellona Briefing: Addressing differences in permanence of Carbon Dioxide Removal”, Nisan 2022, https://network.bellona.org/content/uploads/sites/3/2022/04/Addressing-differences-in-permanence-of-Carbon-Dioxide-Removal.pdf, erişim 19 Ağustos 2026, s. 12.

[31] Dünya Bankası, “ilavesellik” kriterini (additionality) şöyle tanımlamaktadır: Bu kavrama göre, bir eylem, olağan (business as usual) koşullar altında meydana gelecek olandan daha düşük emisyon seviyelerine yol açıyorsa ilavesel nitelikte kabul edilir; bu kavram belki de ilavesellik niteliğinin en basitleştirilmiş biçimidir. Bu kavram altında, başka faktörlerin de o eylemin gerçekleşmesine yol açıp açmayı sorusu gündeme gelmez. Örneğin, bir eylem, tüm kârlı seçeneklerin gerçekleşmeyeceği varsayımı altında, kârlı olmasına rağmen emisyon azaltımına yol açabilir. Bkz. World Bank, “Carbon credits and additionality: past, present and future”, 19 Mayıs 2016, https://documents.worldbank.org/en/publication/documents-reports/documentdetail/407021467995626915, erişim 19 Ağustos 2026, s. 7.

[32] IEAGHG Raporu, s. 48, para. 4.2.3.

[33] Gold Standard, “What does ‘additionality’ mean and why is it important?”, 11 Mart 2026, https://goldstandardhelp.freshdesk.com/support/solutions/articles/44001989691-what-does-additionality-mean-and-why-is-it-important- , erişim 21 Ağustos 2026.

[34] Kalıcı Karbon Giderimleri, Karbon Tarımı ve Ürünlerde Karbon Depolaması İçin Bir Birlik Sertifikasyon çerçevesi Oluşturan 27 Kasım 2024 tarihli ve (AB) 2024/3012 sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konsey Tüzüğü (“CRCF Tüzüğü”).

[35] Carbon Gap, “Reaction to the legislative proposal on carbon removals in the EU Emissions Trading System”, 31 Temmuz 2026, https://carbongap.org/insights/reaction-to-the-legislative-proposal-on-carbon-removals-in-the-eu-emissions-trading-system, erişim 20 Ağustos 2026.

[36] CRCF Tüzüğü, Giriş Bendi 3.

[37] International Carbon Action Partnership, “EU Commission publishes EU ETS review proposal”, 17 Temmuz 2026, https://icapcarbonaction.com/en/news/eu-commission-publishes-eu-ets-review-proposal, erişim 28 Ağustos 2026.

[38] CRCF Tüzüğü, m. 2.

[39] CRCF Tüzüğü, m. 1.

[40] Štrubelj, s. 1094.

[41] CRCF Tüzüğü m. 2 uyarınca sertifikasyon kuruluşu, “sertifikasyon denetimlerini yürütmek ve uygunluk sertifikaları düzenlemek üzere bir sertifikasyon şemasıyla anlaşma yapmış, tanınmış bağımsız bir uygunluk değerlendirme kuruluşunu” ifade eder.

[42] Štrubelj, s. 1094.

[43] CRCF Tüzüğü, m. 3.

[44] CRCF Tüzüğü, m. 4.

[45] CRCF Tüzüğü, m. 4.

[46] European Commission, “Q&A on the provisional agreement on the Regulation establishing an EU-wide voluntary framework for certifying permanent carbon removals, carbon farming and carbon storage in products (CRCF Regulation)”, 5 Nisan 2024, https://climate.ec.europa.eu/document/download/a8abe1c4-a3c6-4c94-be0e-4b76f7fd0308_en?filename=policy_carbon_faq_crcf_regulation_en.pdf  (“CRCF Tüzüğü Hakkında Komisyon Görüşü”), erişim 8 Eylül 2026.

[47] CRCF Tüzüğü, m. 5.

[48] Id., m. 6.

[49] Id., m. 2(g).

[50] Id., m. 8.

[51] CRCF Tüzüğü Hakkında Komisyon Görüşü.

[52] Carbon Market Watch, “Carbon Certification Removal Framework (CRCF) methodologies among lowest quality – analysis”, 2 Haziran 2025, https://carbonmarketwatch.org/2025/06/02/carbon-certification-removal-framework-crcf-methodologies-among-lowest-quality-analysis/, erişim 27 Ağustos 2026.

[53] Id.

[54] European Commission Directorate General for Climate Action, “EU sets world’s first voluntary standard for permanent carbon removals”, 3 Şubat 2026, https://climate.ec.europa.eu/news-other-reads/news/eu-sets-worlds-first-voluntary-standard-permanent-carbon-removals-2026-02-03_en, erişim 27 Ağustos 2026.

[55] Avrupa Parlamentosu ve Konseyinin (AB) 2024/3012 sayılı Tüzüğünü, kalıcı karbon giderim faaliyetlerine ilişkin sertifikasyon yöntemlerini belirleyerek tamamlayan 3 Şubat 2026 tarihli Komisyon Yetki Tasarrufu (“CRCF Yetki Tasarrufu”) m.2.

[56] Id.

[57] Id.

[58] Rekabetçiliği Artırma ve Maliyet Etkin Dekarbonizasyonu Sağlamaya İlişkin Olarak 2003/87/EC Sayılı Direktif ile (AB) 2015/1814 Sayılı Kararı Değiştiren Avrupa Parlamentosu ve Konsey Direktifi Tasarısı (“ETS Tasarısı”).

[59]Carbon Herald, “EU Proposes Historic €50B ETS Carbon Removal Compliance Market”, 20 Temmuz 2026, https://carbonherald.com/eu-proposes-historic-e50b-ets-carbon-removal-compliance-market/, erişim 28 Ağustos 2026.

[60] ETS Tasarısı, m. 9(c).

[61] ETS Tasarısı, bölüm 1.

[62] Id.

[63] Id., m. 9c(4).

[64] Id.

[65] CDR.fyi, “The EU ETS Proposal Explained”, 22 Temmuz 2026, https://www.cdr.fyi/blog/the-eu-ets-proposal-explained, erişim 30 Ağustos 2026.

[66] Fast Markets, “Corporate carbon demand shifts toward offtakes as traded market stays muted, survey finds”, 12 Ocak 2026, https://www.fastmarkets.com/insights/corporate-carbon-demand-shifts-toward-offtakes-as-traded-market-stays-muted-survey-finds/, erişim 30 Ağustos 2026.

[67] 6. DR., para. 12.3, s. 1265.

[68] Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması Oluşturan 10 Mayıs 2023 tarihli ve (AB) 2023/956 sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konsey Tüzüğü, m. 9.

[69] Örnek olarak bkz. CRCF Yetki Tasarrufu, m. 2.

[70] Carbon Market Watch, “EU carbon farming methodologies weaker than the Paris standard”, 7 Mayıs 2026, https://carbonmarketwatch.org/2026/05/07/eu-carbon-farming-methodologies-weaker-than-the-paris-standard/, erişim 7 Eylül 2026.